Nano Teknoloji ile ürütilen ürünler evlerde kullanılmaya Başlandı

nano çamaşır makinası Nano teknolojisi kullanıralarak üretilen ürünler nihayet avrupadan sonra ülkemiz dede kullanılmaya başlandı diğer ürünlere göre aradaki fiyat farkı bir hayli fazla olsada umarız bu fiyat farkı ilerleyen aylarda kapanacaktır. Nano teknoloji nedir konusunda bilimsel bir bilgi verecek olursak , Maddelere, milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki yapılara inerek yeni sentez özellikleri kazandıran nanoteknoloji, yakın gelecekte tüm dünyanın sanayi kollarına ve insan hayatının her yönüne yön verecek. Nano Teknoloji, Atom ve molekül ölçeğinde özel yöntem ve tekniklerle yapıların, materyallerin ve araçların inşa edilmesini; bu ölçekte ölçme, tahmin etme, izleme ve yapım faaliyetlerinde bulunmayı ve bu ölçeğin bazı temel özelliklerinden yararlanma kabiliyetini ifade eder. Ülkemiz de çok farklı alanlarda kullanılmaya başlandı bile aşağıda konudan detaylı olarak bahsedeceğim.

Ürünle ilgili görüşleri videoya alınan bayanlar ürünleri anlata anlata bitiremiyorlar. İlk başta çok kuşkulu yaklaştıklarını itiraf da ediyorlar ama bunun harika bir olay olduğunu mutlaka denenmesi gerektiğini ve vazgeçilemeyeceğini belirtiyorlar. İlk deneyenler herkesten önce keşfettikleri ve yakınlarına tavsiye ettikleri için son derece mutlular. Çevreciler ise kimyasal maddelerin kullanımını azalttıkları için Alman bilim adamlarına ödül vermeye hazırlanıyorlar.

Türkiye de ise henüz çok yaygın değil. Bekbars Nano Teknolojik Yüzey Koruma Sistemleri bu ürünlerin Türkiye deki dağıtıcısı Bekbars yetkilileri konuşmaları sırasında kendilerini üzen tek şeyin ürünlerin ömrü çok uzun olduğu için en azından 1 sene boyunca müşterilerini göremeyecekleri olduğunu düşündüklerini fakat kısa sürede yanıldıklarını anladıklarını ifade ettiler. Çünkü müşterilerin memnuniyetlerini bildirmek için kendilerine teşekkür etmeye geldiklerinde ve ürünlerden yararlanması için bir arkadaşlarını getirdiklerinde onları tekrar gördüklerini ve bundan çok memnun olduklarını belirttiler. Ve bu zamana kadar ki tecrübelerinden bayanların hangi sorunları yaşadığını çok iyi tespit ettiklerini söylediler ve şöyle devam ettiler. İnsanların temizliğinde çoğunlukla çözüm bulamadıkları, kendilerine dert olan, zaman kaybettiren, yoran ve çok şikâyet ettiği sorunları ortaya koyalım.

  • Duşakabinler  :  Sular çok kireçli, yıkanma suyu da 35 derecenin üzerine çıktığından duş kabininde çok daha kısa sürede oluşan, zaman geçtikçe çıkması zorlaşan hatta çıkmayan kireç lekeleri oluşur. Plastikte olsa camda olsa aynı sorun yaşanır. İlk alındığında pırıl pırıl görünen cam tüm silme işlemlerine rağmen kötü görünmeye başlar.
  • Küvetler: En sık kireç sorunu yaşanan yerlerden biri de yine suyun sıcak kullanılma mecburiyetiyle küvetlerde yaşanıyor. Öyle küçük de değil küvetlerin boyutları, dolayısıyla temizliği çok zor, kullanılan deterjan miktarı fazla ve diğer tüm yüzeylerden daha fazla vakit harcanır temizliğine. Beyaz da olsa renkli de olsa zamanla rengi değişir. Ne uzun süren yorucu bir temizlik ne de kullanılan pahalı deterjanlar eski haline geri getiremez küveti. Aksine hemen her temizlik sonrası aşınan yüzey iyice kötü görünmeye başlar.
  • Lavabolar: Lavabolar ilk alındığında saydamdır, cam gibidir ve parlar. Diş macunu, tıraş köpüğü, kireç ve diğer kirlenmelerden dolayı sık silinmesi gerekir. Deterjanlar ve ovalama işlemi sırasında lavabo matlaşır, camsı görüntüsünü kaybeder ve daha kötüsü matlaşan lavabolar çok kısa bir sürede çok daha fazla kirlenirler. Siz her defasında daha fazla deterjan ve daha fazla ovalamak zorunda kalırsınız. Dolayısıyla, lavabolar zamanla tamamen matlaşır, eskirler ve kötü görünürler.
  • Klozetler: Klozetlerde de kireç sorunu yetmez bir de üzerine idrar taşları yerleşir. Hem matlaşırlar hem de sararırlar. Genel olarak banyo ve tuvaletlerde nemin de fazla olması nedeniyle bakterilere ortam hazırlar. Bu olay genelde temizlenemeyen dar ince olan aralarda kararma, sararma ve küf olarak kendilerini gösterirler. Dolayısıyla banyo ve tuvaletlerde kireç lekelerini çıkardığı iddia edilen deterjanlar haricinde sık sık da çamaşır suları kullanılır. Reklamlarda bunu destekler her sifon çekildiğinde banyoya milyonlarca mikrop dağıldığı anlatılır. Eğer sifon çekilmeden önce çamaşır suyu dökülürse mikroplar ölür. Fakat her seferinde sifonu çekmeden önce çamaşır suyu dökülmesinin mümkünü yoktur. Eğer mümkünse bile ortaya çıkan zehirli gaz sizi her defasında yavaş yavaş zehirler. Birisi duş alır, dişini fırçalar, tuvaleti kullanır ve çamaşır suyunun etkisi hemen geçer. Onun oradaki etkisi geçer ama sizin ciğerlerinize ve ellerinize verdiği zarar ileriki senelerde başlar.
  • Ocak :  Her yemekte yapılmasında ocak kirlenir, kirlenmemesinin bir mümkünü yok. Yemek yaparken ocak yüzeyi ısındığı içinde yemek ocağın üzerine yapışır. Hatta yemek taştığında ocak yüzeyine yapışacağı bilindiği için daha ocak yanarken tencere kaldırılır ve silme işlemi başlar. Kuruyup kalan yemek damlaları bazen ocağa öyle bir yapışır ki deterjan ve süngerin sert kısmı kullanılır. O an anında görülmese de her seferinde ocağın emaye boyası azalır, yüzey dayanıksızlaşır ve kaçınılmaz son olarak çizilir ve paslanmaya başlar. Eskiyen ocak yüzeyine yemek artıkları daha büyük bir güçle tutunur. Kötü ve eski görünüşü yetmezmiş gibi temizliği içinde çok zaman harcanır.
  • Ankastre Evyeler : Ankastre evyelerin özellikle tezgâh kısmı ve lavabosunun kenarlarındaki su lekeleri hemen her seferide kireç olur onlar çok kısa bir sürede oraya yerleşir ve kalırlar. Kireç çözücüler zamanla metal yüzeyi karartırlar. Bilinçsiz küçük bir ovalamayla dahi yüzey hemen çizilir.
  • Ankastre Ocak ve Davlumbazlar: Ankastreler çok şık görünür orası kesin fakat bu ocakları kullanmak normal ocaklara göre en az 10 kat daha zordur. Yüzey çok daha fazla ısındığından yemek çok daha kötü yapışır. Çizmez denilen temizlik maddeleri ve bezler de en dikkatli kullanılanı bile çizer. Davlumbazlarda yemek buharı ile birlikte kirlenir ve yağlanır. Davlumbazlar içinde sonuç kaçınılmazdır. Birde sildikçe bezin izi dalga dalga karartı şeklinde belirir. Gören silinmemiş zannetse de belki de defalarca silinmiş ve kurulanmıştır. Sık silindiği üzerindeki çizilmelerden anlaşır.
  • Diğer tüm ankastre ürünler: Ankastrelerin tamamının bakımı zordur. Alan bir diğerine “bilseydim alır mıydım” der ama diğeri dinlemez çünkü kendisinin çok daha titizlikle kullanacağını ve sorun yaşamayacağını düşünür.
,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir